içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

HER İSTEDİĞİNİ VEREN ADAM

HER İSTEDİĞİNİ VEREN ADAM

Kendinize “ben kimlerin bir dediğini iki etmeden yerine getiririm” diye bir sorun. Sonrada “acaba siyasetçiler kimlerin bir dediğini iki etmiyorlar” diye sorun.
Bence ikinci sorunun cevabı “halkın, seçmenlerin” olmasını hepinizin canı gönülden istediğini düşünebiliyorum. Böyle de olmalı. Ama, ikili, üçlü ve daha çoklu sohbetlerde bu soruların cevapları oldukça geniştir, değil mi? Dış güçler, iç güçler, tefeciler, derinciler, yüksekçiler, paralelciler, kesişenler, tarikatçılar, tarikatsızlar vs. diye listeyi uzatır gideriz. Bu gibi komplo teorici(!) düşünmemizin kaynağı, siyasilerdir.

PARALELCİ VEYA KESİŞİMCİLER

Siyasetçiler birbirlerini suçlarken, “şuncusun”, “buncusun”, “şurdan” emir alıyorsun, “burdan” emir alıyorsun diye ithamları, taraftarlarının da bu yönlü düşünmelerinin en önemli kaynağıdır. Maksat, seçmeni ötekileştirip, taban konsolidasyonuyla, rakibi küçük düşürüp, itibar suikasti yapıp, seçmen nezdinde ön plana geçip iktidar olmak veya sürekliliğini sağlamaktır.

Benim, bu politik çıkar çatışmalarından öte, bir dediğini iki etmediğim ve yıllardır hilafsız uymaya çalıştığım kişi, eşimdir. Onun bir dediğini iki etmem. Siyasi çıkar peşinde koşanlarda gördüğümüz nedenden değil, benim ki tamamen duygusaldır. Eşimin dediklerini iki etmeden yerine getirmemin en önemli nedeni “saygı” ve “sorumluluk”, ikinci nedeni de uzun bir izah olacak, ama okumanızı tavsiye ederek aşağıdaki anlatımımdadır. Sakın ola ki bu izahatı siyasiler, yöneticiler üzerine almasınlar. Sözüm meclisten hem içeri, hem de dışarıdır.

 BİRİNİ İKİ ETMEDİM

Düğünümüz bittikten sonra eşim kendi atına, ben de kendi atıma bindik evimize doğru gidiyoruz.
Benim bindiğim atın ayağı takıldı ve sendeledi. Eşim eğildi ve benim atıma “Bir” dedi.
Biraz daha ilerledik ve benim atımın ayağı tekrar takılıp tökezlediği zaman eşim tekrar eğilip atıma “İki” dedi.
Az sonra atım tekrar aynı şekilde tökezleyince eşim atından indi ata “Üç” dedi ve çeyizinin olduğu heybeden tabancasını çıkartıp atımı alnından vurdu.

Ben şok olmuştum...

Eşime bir hışımla çıkıştım ''Yazık değil mi, atı neden vurdun kadın, manyak mısın sen?'' diye bağırdım...
Eşim arkasını döndü ve bana “Bir” dedi.

…..Ve ben, o günden sonra eşimin “bir dediğini iki etmedim”.

Sözüm meclisten dışarı, değil!

Bu yazı 813 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI